Kasım 2019’dan Sokak Hikayeleri

Aylık Sokak Hikayeleri seçkisi, Sokak Hikayeleri takipçilerinden gelen fotoğrafların gösterildiği aylık bir seçkidir. Amacı, sokak ve belgesel fotoğrafçılığına dair ilham verici karelerin paylaşılması ve sokak fotoğrafçılığı nedir sorusuna görsel bir tanım oluşturmak. Instagram’da, #sokakhikayeleri etiketiyle paylaşılmış fotoğraflar arasından Kasım 2019’dan göze çarpanlar:

Mehmet Budak – Instagram/Portfolyo
Kemal Bayraktaroğlu – Instagram
Serkan Tekin – Instagram
Şule Çakmak- Instagram
Hakkı Ceylan – Instagram/Web Sitesi
Fuat Altıntaş – Instagram
Rana Öztürk Tarsus – Instagram

Sokak Hikayeleri ve Patreon

Sokak Hikayelerine 2016 yılında ilk başladığım zaman internette sokak fotoğrafçılığına dair yeterli Türkçe kayak yoktu. Ben de bu açığı görüp insanları nasıl bu konuda bilgilendirebilirim diye kafa patlattım, sonunda da sokak fotoğrafçılığının tanımının yapıldığı ve detaylarından bahsedildiği, ilham verici fotoğrafların ve fotorğafçıların paylaşıldığı, çeşitli teknik ve ekipmanlardan bahseden hikayelerle Sokak Hikayelerini kurdum. Bu süreç içerisinde bir sürü fotoğrafçı tanıdım, bir sürü fotoğrafçıdan ilham aldım ve benim için en önemlisi; Sokak Hikayeleri okuyucularından beni çok mutlu eden geri bildirimler aldım. Benim için en unutulmazı ise bu senenin başında yaptığımız sokak fotoğrafçılığı atölyesiydi.

Sokak Hikayelerini gelecekte neler bekliyor?

Sokak fotoğrafçılığı için bir tanım oluşturmaya çalıştığım bu süreçte sokak fotoğrafçılığı ile ilgili yeni yeni blog ve web siteleri ortaya çıktı ve benim yapmaya çalıştığım gibi, kendilerince sokak fotoğrafçılığını insanlara tanıtmaya/anlatmaya çalışıyorlar. Bu noktada artık diyebilirim ki, insanlara fotoğrafı ve sokağı anlatmaya çalışmak gibi bir misyonum kalmadı, çünkü bunu benden daha iyi yapan siteler olduğuna inanıyorum. Ekipman dediğiniz şey de ayrı bir dedikasyon. Otur bilgisayarın başına haldır haldır yaz değil ki, ekipmanı alıyorsun, menülerine girip kurcalıyorsun, dışarı çıkıp video ve fotoğraflar çekiyorsun. Her ne kadar keyifli olsa da uğraştırıcı bir tarafı var. Markalarla iletişim kısmından hiç bahsetmiyorum bile, yok o marka cevap vermez, şu marka cevap verir ama istediğin ekipmanı yollamaz, ekipmanı alırsın bir hafta içerisinde geri iade etmen gerekir, negatif bir yanını görürsün, bunu en usturuplu nasıl yazabilirim onun için kırk takla atarsın, kısacası benim için sürdürülebilir olmuyordu. Ya ekipman incelemek için bir bütçe oluşturur, ekipmanı kendim satın alır ve layıkıyla o incelemeyi yaparım ya da kırk yılın başında elime gerçekten kayda değer bir ekipman geçtiğinde bunun incelemesini yazarım, işte bu noktada da yeni açacağım Patreon hesabı devreye giriyor, detaylar yazının daha aşağısında. Benim açımdan bir diğer handikapı da ekipman incelemenin, devamlı farklı ekipman kullanımı nedeniyle fotoğrafın esas ilgilendiğim kısmına yeterince vakit ayırmamam.

Daha Çok Etkinlik

Sokak Hikayelerinin bana kattığı en önemli şeylerden bir tanesi de yeni fotoğrafçılarla tanışmam ve onlardan ilham almam demiştim. Bu tanışmalarım da genelde internet ortamında slm asl diyerek olmuyor, birebir görüşerek, fiziksel temas kurarak oluyor. Bu sayede yeni şeyler öğreniyorum ve ilham alabiliyorum. Yaptığım sokak fotoğrafçılığı atölyesi de benzer şekilde tatmin edici bir deneyimdi. Fotoğrafı konuşmak, birebir fotoğrafı anlatıyor olmak. Bu bağlamda yeni yılda daha fazla etkinlik yapmak ve Sokak Hikayeleri takipçileri ve diğer fotoğrafçılarla daha fazla fiziksel temas kurmak istiyorum. Düzenlemeyi düşündüğüm etkinlikler arasında söyleşiler, sergiler ve mümkün olursa fotoğraf yarışmaları var.

Daha fazla seçki

Ben fotoğraflardan daha çok etkileniyorum. Güzel bir fotoğraf, akıllıca tasarlanmış bir fotoğraf ya da hikayesi bana dokunan bir fotoğraf bana ilham verir, daha fazla fotoğraf çekme isteği uyandırır bende. Bu nedenle de mümkün mertebe bol fotoğraf izlemeye çalışırım. Bu doğrultuda Sokak Hikayeleri için daha fazla seçki oluşturmak hem mantıklı hem de sürdürülebilir geliyor.

Kahve Köşesi

Evet yanlış duymadınız, Sokak Hikayeleri’nin bir de kahve köşesi olacak. Nedir peki bu kahve köşesi? Fotoğrafçılık gibi bir diğer tutkum da kahve. Farklı çekirdekler ve farklı demleme yöntemleri ile deneyler yapıp, farklı lezzetler aradığım bir hobi haline dönüştü kahve. Sokak Hikayelerinde açacağım kahve köşesinde de kahvelerden, kahve ekipmanlarından vs bahsetmeyi düşünüyorum. Patreon‘a özel de bir kahve aboneliğimiz olacak.

Patronumuz olmaya hazır mısınız?

Açıkçası Sokak Hikayeleri para kazandırsın diye hiç kasmamıştım. Arada bir iki ufak sponsorluk sayesinde bir kazanç sağlamıştı geçmişte ama bu sponsorluklar hosting masraflarını karşılayabilecek düzeyde bile olmadı. Hoş bu benim için bir problem değildi, ne zaman ki 2019 yılında işimden gücümden ayrıldım ve artık fotoğraftan vs para kazanmaya başladım, o noktada bu sitenin masrafları da canımı yakmaya başladı. Hatta Ağustos 2019’da siteyi kapatmayı bile düşündüm, fakat sonrasında bu kadar verdiğim emek boşe gitsin istemedim ve devam ettirme kararı aldım. Sakın yanlış anlamayın, bundan sonra Sokak Hikayeleri paralı olacak, ya da okumak istiyorsanız para vereceksiniz gibisinden bir talebim olmayacak. Amacım sadece siteye maddi olarak katkıda bulunmak isteyenlere ve hem Sokak Hikayeleri takipçilerinin yararlanabileceği hem de siteye kaynak yaratabileceğim bazı projelere altyapı sağlayabilmek. Ayrıca ileride düzenleyeceğim yarışma, atölye gibi paralı etkinlikler için de bir altyapı oluşturmak.

Kısaca, Patreon üzerinden üyelik sistemimiz nasıl çalışacak anlatayım: 1 ya da 2 dolar bağışlayarak sitenin masraflarına katkıda bulunabilirsiniz. $5 verdiğinizde Fotoğraf Feedback & Baskı üyeliğine hak kazanmış oluyorsunuz. Burda her benimle paylaşacağımız 10 fotoğrafa tamamen dürüst ve yapıcı yorumlarımı verip aralarından seçeceğim bir fotoğrafı 30×20 baskı alıp evinize yollayacağım. Bir diğer üyelik modelimiz ise Kişisel Fotoğraf Mentorluğu. Aylık $20 gibi bir ücretle haftalık toplantılarla fotoğraf gelişiminizi yakından takip edip ve de haftalık çektiğiniz fotoğraflara geribildirim verip sizi daha iyi bir fotoğrafçı olma yolculuğunuzda gereken desteği verebilmek. haftalık görüşmeler mümkünse yüzyüze, değilse Skype, telefon gibi iletişim araçlarıyla sağlanıyor olacak. Mümkün olduğu durumlarda da randevulaşılıp sokaklarda beraber fotoğraf çekip direkt sokakta gerekli desteği sağlayabilmek.

Üyelik modellerinin dışında taleplere göre tek seferlik modeller de olacak. Bunlardan bir tanesi de Aylık Kahve uygulaması. Her ay denediğim kahvelerden lezzet olarak uygun bulduğum bir tanesini, üzerine cüzi bir miktar koyarak size ulaştırıyorum.

Bir süre bu tarz gelir modelleri üzerinde çalışacağım, bu süreçte en büyük amacım da Sokak Hikayelerini kendi kendine yeten bir platform haline getirmek. Bu nedenle de bundan sonra yazılarda ya da sosyal medyadaki paylaşımlarda Patreon ile ilgili şeyler görürseniz şaşırmayın. Kalın sağlıcakla.

Patreon sayfamıza burdan ulaşabilirsiniz: https://www.patreon.com/sokak_hikayeleri

Ekim 2019’dan Sokak Hikayeleri

Aylık Sokak Hikayeleri seçkisi, Sokak Hikayeleri takipçilerinden gelen fotoğrafların gösterildiği aylık bir seçkidir. Amacı, sokak ve belgesel fotoğrafçılığına dair ilham verici karelerin paylaşılması ve sokak fotoğrafçılığı nedir sorusuna görsel bir tanım oluşturmak. Instagram’da, #sokakhikayeleri etiketiyle paylaşılmış fotoğraflar arasından Ekim 2019’dan göze çarpanlar:

Livia Belkova – Instagram/Portfolio
Ersan Ceviz – Instagram/Portfolio
Ufuk Akarı – Instagram/Portfolio
Harun Gültürk – Instagram
Fatih Karaca – Instagram
Furkan Dere – Instagram
Kadircan Güler – Instagram
Emirkan Cörüt – Instagram

New York’a İzini Bırakan Fotoğrafçı: Jill Freedman

Kendini anlaşılamamış grupları anlatmaya adamış bir fotoğrafçı. Polisler, sirk çalışanları, itfaiyeciler… New York’un karmaşık yaşamını, bu insanları merkeze oturtarak belgelemiş bu büyük sanatçı, 9 Ekim Çarşamba akşamı Manhattan’da evinin yakınındaki bir bakım evinde 79 yaşında hayata veda etti.

New York’un sokak fotoğrafçılarını anlatan belgesel Everybody Street’te de karşımıza çıkan, enteresan yaklaşımı ve çarpıcı fotoğraflarıyla dikkatleri çeken fotoğrafçının ilham kaynakları arasında André Kertész ve W. Eugene Smith vardı.

Kariyeri boyunca yayınladığı kitaplar arasında: Washington DC’nin gecekondu bölgesi olan Resurrection City’i belgelediği Old News: Resurrection City (1970), Volkswagen Kombi’si ile takip ettiği ve 2 ay boyunca fotoğrafladığı Clyde Beatty-Cole Brothers Sirki’nden fotoğrafların yer aldığı Circus Days (1975), Harlem ve Bronx’taki itfayecileri fotoğrafladığı Firehouse (1977) ve 1978 – 1981 yılları arasında New York’un iyi polislerini fotoğrafladığı serisi Street Cops var.

Eylül 2019’dan Sokak Hikayeleri

Aylık Sokak Hikayeleri seçkisi, Sokak Hikayeleri takipçilerinden gelen fotoğrafların gösterildiği aylık bir seçkidir. Amacı, sokak ve belgesel fotoğrafçılığına dair ilham verici karelerin paylaşılması ve sokak fotoğrafçılığı nedir sorusuna görsel bir tanım oluşturmak. Instagram’da, #sokakhikayeleri etiketiyle paylaşılmış fotoğraflar arasından Eylül 2019’dan göze çarpanlar:

Beyza Nur Durgut – Instagram
Onur Nuraydın – Instagram
Kezban Kocacı – Instagram
Çağdaş Kul- Instagram
Eralp Ergil – Instagram/Portfolio
Hilal Keskin – Instagram
Kağan Baştımar – Instagram
Emir Sevim – Instagram

Sokak Muhabbetleri: Ufuk Akarı

Bu ay Sokak Muhabbetleri’nde Turkuazstreet’ten de tanıdığımız Ufuk Akarı röportajına yer verdik. Ufuk, sokak fotoğrafçılığının yayılmaya başladığı dönemlerde (bilen bilir, sokak fotoğrafçılığı=sümüklü çocuk fotoğrafı dönemleri) farklı işler ortaya koyarak ön plana çıkmış, ben de dahil olmak üzere bir çok fotoğrafçıya ilham kaynağı olmuş bir isim. Grafik olarak güçlü ve aksiyon barındıran fotoğraflar çekiyor. Ufuk ve fotoğraflarını biraz daha yakından tanıyalım:

Merhaba Ufuk, kendinden biraz bahseder misin?

1958 Mürefte doğumluyum. İlkokul 2. sınıfta Bayrampaşa’lı oldum.

İşçi sınıfının sabaha kadar vardiyalar halinde ayakta olduğu, çoğunlukla Balkan muhacirlerinin yaşadığı mahallerde hareketli ve cıvıl cıvıl sokaklarda büyüdüm. Hayata, insana bakışımı, sınıfsal duruşumu ve siyasi kimliğimi bu semt oluşturdu. Belki de bu yüzden sokaklara sevdalandım.

Şişli Siyasal bilimler mezunuyum. Uzun yıllar satış pazarlama alanlarında her kademede çalıştıktan sonra 2015 yılında emekli oldum. 

2013 yılında kurulan Turkuazstreet fotoğraf Kolektifinin kurucu üyesiyim.
Üyesi olmaktan gurur duyduğum İfsak’ta sokak fotoğrafçılığı grubunun danışmanlığını yapmaktayım.

Fotoğrafa dair ilk anın ne?

Babam fotoğraf çektirmeyi severdi bu nedenle özel günlerde  stüdyoda aile fotoğrafı çektirmek gibi bir geleneğimiz vardı. Almanya’da çalışan komşumuza fotoğraf makinesi sipariş ettik 35 mm kompakt bir makine geldi. Daha sonraları ise fazla kullanmadığım bir Lubitel 2 makinem oldu. Her iki makine hala evimin en değerli objesidir.

1975 yılıydı galiba  ilk defa bir fotoğraf sergisi geziyordum, İsa Çelik’in siyah beyaz kontrast fotoğrafı vardı ve beni çok etkiledi. Toplum polislerinin beyaz kasklarından oluşan ve koyun sürüsü göndermesi yapan bir fotoğraftı.

Fotoğrafa dair ilk anılarım bunlar galiba.

Fotoğrafa nasıl başladın ?

Gençlik yıllarımın şartları nedeniyle fotoğraf ve resme olan ilgim doğru bir kanalla buluşmadı. 40 yaşında resim serüvenim başladı bu arada İfsak’la temas falan derken resim ağır bastı. 

Fotoğraf, dijital devrimi bekledi. 2006 yılında fotoğrafçı arkadaşım Tufan Kartal’ın teşviki ile İfsak’ta “İlle de roman olsun” adlı bir ortak fotoğraf gösterisi yaptık. Fotoğraf yolculuğum böyle başladı.

Devam eden yıllarda yaşam, manzara, makro ne varsa çektim.

Seni sokak fotoğrafçılığına ne yönlendirdi ve sokak fotoğrafçılığına nasıl bir yaklaşımın var?

Geniş açı, tele, makro, derken bir çanta dolusu ekipmanla her şeyi çekmeye çalışan ara sıra yarışmalarda dereceler alan ama fotoğrafı henüz tutkuya dönüşmeyen bir durumda iken 2010 yılında Flickr ‘da bir hesap açtım ve sokak fotoğrafıyla karşılaştım.

Yaşam fotoğrafı olarak genellediğimiz fotoğraftan daha başka bir şeydi bu “Artık  bize her yer fotoğraf” misali her fırsatta sokaktaydım. Kısa bir süre sonra tüm ekipmanı satarak 35 mm açıya terbiyeye hazır bir gözle ne aradığını biraz daha bilen fotoğrafçı adayı idim.

Sokak fotoğrafı yaklaşımımı şöyle özetliyorum. Sokak fotoğrafı, pozu, kurguyu, kırpmayı sevmez. Kurgu ötesi bir durumdur, ritimdir, ışıktır, gölgedir, sürprizdir, absürttür, duygudur, komiktir, acımasızdır, şefkatlidir, zıtlıklar barındırır, doğaçlama bir caz melodisi gibidir, en saf haliyle sunulan kısaca insana ait tüm hallerin anlık kaydıdır.

Fotoğrafa yeni başlayanlara ne gibi tavsiyeler verirdin?

Sokak fotoğrafı için önerim, makinesiz ve tutkusuz sokağa çıkmasınlar. 

İlham aldığın fotoğrafçılar kimler ?

Henri Cartier Bresson , Lee Friedlander, Alex Webb, Gueorgui Pinkhassov,Martin Parr,Constantine Manos, Matt Stuart en sevdiklerim.

Seni en çok etkileyen 5 fotoğraf kitabı hangileri?

Bir Fotoğrafı Anlamak-John Berger , Camera Lucida Fotoğraf üzerine düşünceler-Roland Barthes, Fotoğraf Üzerine-Susan Sontag,  Henri Cartier Bresson Biyografi -Pierre Assouline, Fotoğraf Zihinsel Şey-A.Tufan Palalı

Fotoğraf çekmeyi sevdiğin yerler

İstanbul özellikle tarihi yarımada, Eminönü ,Galata köprüsü, Karaköy ve Kadıköy.

Zamanla fotoğrafa yaklaşımın ve tarzın nasıl değişti?

Sokak fotoğrafı yolculuğumun başından beri insanı merkez alan küçük anlık hikayeleri, renk, ışık ve gölge ile destekleyen kompozisyonları seviyorum.
Son zamanlarda daha da renkçi ve soyutlamaya yönelik arayışlarım var.

Hikayesini sevdiğin bir fotoğrafın var mı ve bizimle hikayesini paylaşır mısınız?

Kadıköy rıhtımda göçmen bir atık işçisinin arabasının içinde geriye doğru yaslanmış bir halde denize karşı dinlenme, hatta keyif anıydı. Acaba neler düşünüyordu hayalleri kalmış mıydı? Hayal kuramayacak bir döngünün içinde olduğunu sadece boğaz tokluğunla günü geçirmek çabasında olduğunu tahmin ettiğim ve sırf göçmen olduğu için iliklerine kadar sömürülen genç, adeta yaşamdan taze bir  soluk almak için zulme, sömürüye, onu buraya sürükleyen kötü zamanlara, geçmişine, mola vermiş gibiydi masmavi denizin, uzaklaşan vapurun sadece anlık keyfini mi yaşıyordu. Her şeye rağmen ”Yaşamak güzel şey be kardeşim”… dercesine mağrur ve dokunulmaz bir abide gibiydi. Usulca uzaklaştım…

Kullandığın ekipman ne ve sence ekipman ne kadar önemli?

Her zaman yanımda taşıyabileceğim bir kompakt bir de aynasız makinem var.  35-40 mm odak uzaklığındaki sabit lensler vazgeçilmez tercihim.

Gelecekteki planlarından biraz bahseder misin?

Turkuazstreet Kolektifi olarak Ocak 2020 de İfsak’ta ilk sergimizi gerçekleştireceğiz. Vakit geldiğinde kişisel bir albüm ve sergi hedefim var. 

new

Ufuk Akarı’nın işlerine buralardan ulaşabilirsiniz:

new

https://www.instagram.com/ufukakari/

new

Home

new
new

Robert Frank’in Ardından

Eserleriyle bir çok fotoğrafçıya ilham kaynağı olmuş Robert Frank’i geçtiğimiz Pazartesi (9 Eylül 2019) kaybettik.

1955 yılında Guggenheim Bursu alarak Amerika’yı dolaşmaya başlıyor. Amacı Amerika’yı farklı bir şekilde anlatabilmek. 2 senede toplamda 28,000 fotoğraf çekiyor ve bunların 83 ünden fotoğrafçılık tarihine altın harflerle kazınacak The Americans’ı oluşturuyor. Kitap, İkinci Dünya savaşı sonrası Amerika’da insanların yaşamına dair güçlü bir belgesel. Tabi ki de farklı yerlerde farklı farklı tepkiler alıyor kitap. İlk yayınlandığı Avrupa’da (1958) övgüyle bahsedilirken, sonrasında yayınlandığı Amerika’da (1959) ciddi eleştiriler yöneltiliyor.

Sonuç olarak Robert Frank, 20. yüzyılın en etkileyici fotoğraf kitaplarından The Americans’ı bizlere armağan ediyor. İlham aldığım ne kadar fotoğrafçı varsa Robert Frank ve kitabı The Americans’dan bahsediyor. Robert Frank’in bu eseriyle tanışmamda Joel Meyerowitz’in bir röportajına den gelir. Orada, Robert Frank’in kendisine nasıl ilham olduğundan bahseder Meyerowitz.

The Americans’dan bazı kareler:

Ağustos 2019’dan Sokak Hikayeleri

Aylık Sokak Hikayeleri seçkisi, Sokak Hikayeleri takipçilerinden gelen fotoğrafların gösterildiği aylık bir seçkidir. Amacı, sokak ve belgesel fotoğrafçılığına dair ilham verici karelerin paylaşılması ve sokak fotoğrafçılığı nedir sorusuna görsel bir tanım oluşturmak. Instagram’da, #sokakhikayeleri etiketiyle paylaşılmış fotoğraflar arasından Ağustos 2019’dan göze çarpanlar:

Hatice Doğan – Instagram
Nuri Dalmızrak – Instagram
Harun Gültürk – Instagram
Görkem Çelikbilek – Instagram / Portfolio
Nurten Kurt – Instagram
Yasemin Yavuz – Instagram

Temmuz 2019’dan Sokak Hikayeleri

Aylık Sokak Hikayeleri seçkisi, Sokak Hikayeleri takipçilerinden gelen fotoğrafların gösterildiği aylık bir seçkidir. Amacı, sokak ve belgesel fotoğrafçılığına dair ilham verici karelerin paylaşılması ve sokak fotoğrafçılığı nedir sorusuna görsel bir tanım oluşturmak. Instagram’da, #sokakhikayeleri etiketiyle paylaşılmış fotoğraflar arasından Temmüz 2019’dan göze çarpanlar:

Furkan Dere – Instagram
Furkan Bayır – Instagram
Görkem Keser – Instagram
Aslı Ulaş Gönen – Instagram
Melih Eren Zihni – Instagram
Ali Önal – Instagram
Emre Çakmak – Instagram
Halil İBrahim Bitki – Instagram
Kemal Bayraktaroğlu – Instagram

Haziran 2019’dan Sokak Hikayeleri

Aylık Sokak Hikayeleri seçkisi, Sokak Hikayeleri takipçilerinden gelen fotoğrafların gösterildiği aylık bir seçkidir. Amacı, sokak ve belgesel fotoğrafçılığına dair ilham verici karelerin paylaşılması ve sokak fotoğrafçılığı nedir sorusuna görsel bir tanım oluşturmak. Instagram’da, #sokakhikayeleri etiketiyle paylaşılmış fotoğraflar arasından Haziran 2019’dan göze çarpanlar:

Emirkan Cörüt – Instagram
Rana Öztürk – Instagram
Onur Nuraydın – Instagram
Alphan Yılmazmaden – Portfolyo / Instagram
Ufuk Akarı – Instagram
Emine Töke – Instagram
Alican Günay – Instagram
Gökhan Arer – Instagram
Hilal Keskin Özay – Instagram
Doğan Gülcan – Portfolyo / Instagram